ferhat's profileBERENDİ kıramanoğlu ferh...PhotosBlogListsMore Tools Help

BERENDİ kıramanoğlu ferhat sagkaya kıraman divle keşir çatköy ayrancı

Kelebek 

 

img521/4444/cmolf6.gif 

 

  click to comment

 

                  
                                                                          
 
                                                       
                                        
Kırmzı Gül  Kus 
 
 
 
                                                           
                                              
                                                                                                  
click to comment  


 

avatar

Image Hosted by ImageShack.us
er-Rahmân, er-Rahîm,
el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm,
el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbâr,
el-Mütekebbir, el-Hâlık, el-Bâri', el-Musavvir, el-Gaffâr,
el-Kahhâr, el-Vehhâb, er-Rezzâk, el-Fettâh, el-Alîm, el-Kâbıd,
el-Bâsıt, el-Hâfıd, er-Râfi, el-Muiz, el-Müzill, es-Semi', el-Basîr,
el-Hakem, el-Adl, el-Lâtîf, el-Habîr, el-Halîm, el-Azîm, el-Gafûr,
eş-Şekûr, el-Aliyy, el-Kebîr, el-Hafîz, el-Mukît, el-Hasîb, el-Celîl,
el-Kerîm, er-Rakîb, el-Mücîb, el-Vâsi', el-Hakîm, el-Vedûd, el-Mecîd,
el-Bâis, eş-Şehîd, el-Hakk, el-Vekîl, el-Kaviyy, el-Metîn, el-Veliyy,
el-Hamîd,
el-Muhsî, el-Mübdî, el-Muîd, el-Muhyî, el-Mümît, el-Hayy,
el-Kayyûm, el-Vâcid, el-Mâcid, el-Vâhid, es-Samed, el-Kâdir, el-Muktedir,
el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtın, el-Vâli,
el-Müteâlî, el-Berr, et-Tevvâb, el-Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf,
Mâlikü'l-Mülk,
Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm, el-Muksit, el-Câmi',
el-Ganiyy, el-Muğni, el-Mâni', ed-Dârr, en-Nâfi', 
en-Nûr, el-Hâdi, el-Bedî', el-Bâkî,
el-Vâris, er-Reşîd,

es-Sabûr
 
İlhan_RNK
 
 
 
 

BİR AYET

 

 

بِسْــــــــــــــــــــــمِﷲارَّحْمَنِ ارَّحِيم

 

*Erginlik, yüzlerinizi bir doğu bir batı tarafına çevirmeniz değildir. Ancak eren Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman edip yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirler uğrunda seve seve mal veren, hem namazı kılan, hem zekatı veren, sözleştikleri vakit sözlerini yerine getiren, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve savaşın kızıştığı anda sabır gösterenlerdir. İşte bunlardır doğru olanlar ve bunlardır Allah'tan korkup kötülüklerden sakınanlar.   BAKARA- 177.

 

Gecelerden sabahlara,
karanlıklardan güneşlere doğru açılan
yüreklerimizin perde aralıklarından süzülen nur katreleriyle geldim kapına!
Ey rahmetiyle kalpleri evirip çeviren,
Sana kalbimi getirdim.
Ey kalpleri nuruyla sarıp okşayan!
Onulmaz günah yaraları ile
kan-revan kalbim avuçlarımda,
kapına geldim.
"Selam olsun ömür seccadesini gönül dergahına serenlere"
diyebilmeyi ne çok isterdim, ama biliyorum ne yüzüm var ne de hakkım.
Öğrendim ki dua, aşığın maşuğuna bir haber salmasıdır;
bekleyiştir, iştiyakla, korkuyla, ümitle bekleyiştir.
Önünde bütün ruhumla secde edebilseydim.
VE O PİŞMANLIKLA
AFFET BİZİ RABBİM DİYEBİLSEYDİM.
BU VAKİT DE...

    24vtp9s

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

cuma25070008rh7.jpg
Cuma Bayramı
Şafak vakti nurlu mürekkep,
Not yazmak için avucuma,
Gözlerim açık olmalı hep,
Bugün hafta bayramı cuma

Temizlik, koku, ayna, tarak
Bakım gerekir pabucuma,
Zerafet almalı tartarak,
Bugün hafta bayramı cuma

Yedim içtim hafta boyunca,
Göz attım fakire borcuma
Şenlenirim ezan duyunca
Bugün hafta bayramı cuma

Selamı doldurdum koynuma,
Kapı açtım gönül burcuma
Hatır sormak borçtur boynuma,
Bugün hafta bayramı cuma

Katı kalbim bugün yumuşak,
Anlayış sürdüm gözucuma,
Yediyüz verecek tek başak,
Bugün hafta bayramı cuma

Dağlar gibi yığıldı günahım
Tevbe ettim her bir suçuma
Müminleri affet Allah'ım!
Bugün hafta bayramı cuma



Ekrem Şama
Sept. 3
cumanzmbarekolsunga5.jpg
 
Aug. 20
ayla aylawrote:
"NAMAZLARIMIZI GECİKTİRİRSEK"

Anneannesinin sözleri yankılandı kulaklarında: ''Oğlum namaz hiç bu vakte bırakılır mı?'' Anneannesinin yaşı yetmişe dayanmış, ama ezan
okunduğu vakit yerinden sıçrar, yaşından beklenmeyecek bir hızla abdestini alır ve namazını kılardı.

Kendisi ise,nefsini bir türlü yenemiyordu. Ne oluyorsa, hep... namaz son dakikalara kalıyor, bu sebeple namazını alelacele eda ediyordu. Bunu düşünerek kalktı yerinden, gözü saate kaydı. Yatsı ezanının okunmasına on beş dakika kalmıştı. Başını her iki yöne pişmanlıkla sallayarak, "Yine geciktirdim namazı." dedi kendi kendine.

Kıvrak hareketlerle abdestini aldı ve daha elini yüzünü tam kurulamadan kendisini odasına attı. Mecburen, hızlı hareketlerle namazı eda etti. Tesbihatını yaparken anneannesini düşünmeden edemedi. "Bu halimi görse, tatlı-sert kızardı yine bana." dedi. Çok seviyordu onu ...Hele öyle bir namaz kılışı vardı ki, onu hep bir gökkuşağı hayranlığıyla seyrederdi. Namazda öyle bir mahviyeti vardı ki... hicabından renkten renge girerdi.
O gün akşama kadar derse girmişti. Müthiş bir ağırlık vardı üzerinde. Duasını yaparken, başını ellerinin arasına alıp secdeye durdu. Namazdan sonra bir süre bu şekil tefekkür etmeyi severdi. Gözleri kapanır gibi oldu. "Ne kadar da yorulmuşum." dedi. Daldı gitti öylece....

Kıyamet kopmuştu. Mahşeri bir kalabalık vardı. Her yön insanlarla doluydu. Kimi dona kalmış, hareketsiz bir şekilde etrafı izliyor; Kimi sağa sola koşturuyor, kimisi de diz çökmüş, başı ellerinin arasında bekliyordu. Yüreği yerinden fırlayacak gibi atıyor, adeta kafesinden kurtulmaya çalışıyor,soğuk soğuk terler döküyordu. Hayattayken kıyamet, sorgu sual ve mizan hakkında çok şey duymuş ve ahiret hayatı adına bu kavramlar kendisi için köşe taşı olmuşlardı. Ama mahşer meydanında ki ürperti, korku ve bekleyişin bu denli dehşet vereceğini düşünmemişti.

Hesap ve sorgu devam ediyordu. Bu arada onun ismini de okudular. Hayretle bir sağa, bir sola baktı. "Benim ismimi mi okudunuz?" dedi dudakları titreyerek.....

Kalabalık birden yarılmış, bir yol olmuştu önünde. İki kişi kollarına girdi. Mahşer meydanının vazifelileri oldukları belliydi. Kalabalık arasından şaşkın bakışlarla yürüdü. Merkezi bir yere gelmişlerdi. Melekler her iki yanından uzaklaştılar. Başı önündeydi. Bütün hayatı, bir film şeridi gibi geçiyordu gözlerinin önünden...." Şükürler olsun " dedi, kendi kendine ve devam etti; " Gözlerimi dünyaya açtım,Hep hizmet eden insanları gördüm. Babam sohbetlerden sohbetlere koşuyor, malını islam yolunda harcıyordu. Annem eve gelen misafirleri ağırlıyor, yemek sofralarının biri kalkıp, bir yenisi kuruluyordu. Ben ise, hep bu yolda oldum. İnsanlara hizmete çalıştım. Onlara Allah'ı anlattım. Namazımı kıldım. Orucumu tuttum. Farz olan ne varsa yerine getirdim. Haramlardan kaçındım. "Kirpiklerinden aşağı gözyaşları dökülürken, "Rabbimi seviyorum, en azından sevdiğimi zannediyorum." Diyordu. Ama bir yandan da "O'nun için ne yapsam az, Cennet'i kazanmama yetmez." Diye düşünüyordu.Tek sığınağı Allah'ın rahmetiydi.

Hesap sürdükçe sürdü. Boncuk boncuk terliyordu. Sırılsıklam olmuş, zangır zangır titriyordu. Gözleri terazinin ibresindeki neticeyi
bekliyordu. Sonunda hüküm verilecekti. Vazifeli melekler ellerinde bir kağıt, mahşer meydanında ki kalabalığa döndüler. Önce ismi okundu. Artık ayakları tutmaz olmuştu. Neredeyse yığılıp kalacaktı. Heyecandan gözlerini kapamış, okunacak hükme kulak kesilmişti.

Mahşeri kalabalıktan bir uğultu yükseldi. Kulakları yanlış mı duyuyordu? İsmi cehennemlikler listesindeydi. Dizlerinin üstüne yığıldı. Hayretten dona kalmıştı." Olamaaaazzzz " diye bağırdı. Sağa sola koşturdu. "Ben nasıl Cehennemlik olurum? Hayatım boyunca hizmet eden insanlarla birlikte oldum. Onlarla beraber koşturdum. Hep rabbimi anlattım." Diyordu.

Gözleri sağanak olmuş, titrek vücudunu ıslatıyordu. Vazifeli iki melek kollarından tuttu. Ayaklarını sürüyerek ve kalabalığı yararak
alevleri göklere yükselen Cehennem'e doğru yürümeye başladılar. Çırpınıyordu. Medet yok muydu? Bir yardım eden çıkmayacak mıydı?

Dudaklarından kelimeler kırık dökük, yalvarmayla karışık döküldü.."Hizmetlerim... Oruçlarım.... Okuduğum Kur'anlar......Namazım....Hiçbiri beni kurtarmayacak mı?" diyordu. Bağıra bağıra yalvarıyordu. Cehennem melekleri onu hiç sürüklemeye devam ettiler. Alevlere çok yaklaşmışlardı. Başını geriye çevirdi. Son çırpınışlarıydı.

Resülullah, "Evinin önünde akan bir ırmak içinde günde beş defa yıkanan bir insanı o ırmak nasıl temizler, günde beş vakit namazda insanı günahlardan öyle temizler." Buyuruyordu. "Oysa ki benim namazlarım da mı beni kurtarmayacak?" diye düşünüyordu.

" Namazlarım.....Namazlarım....Namazlarım." diye diye hıçkırdı. Vazifeli melekler hiç durmadılar. Yürümeye devam ettiler; Cehennem çukurunun başına geldiler. Alevlerin harareti yüzünü yakıyordu. Son bir defa dönüp geriye baktı. Artık gözleri de kurumuştu. Ümitleri sönmüştü. Başını öne eğdi. İki büklüm oldu.

Kollarını sıkan parmaklar çözüldü. Cehennem meleklerinden birisi onu itiverdi. Vücudunu birden bire havada buldu. Alevlere doğru düşüyordu. Tam bir iki metre düşmüştü ki, bir el kolundan tuttu.

Başını kaldırdı. Yukarıya baktı. Uzun beyaz sakallı bir ihtiyar onu düşmekten kurtarmıştı. kendisini yukarıya çekti. Üstündeki başındaki tozu silkerek ihtiyarın yüzüne baktı.

"Siz de kimsiniz ?" dedi.
İhtiyar gülümsedi: " Ben senin namazlarınım."

"Neden bu kadar geç kaldınız ?Son anda yetiştiniz. Neredeyse düşüyordum."dedi....

İhtiyar yüzünü gererek, tekrar güldü; Başını salladı;

" Sen beni hep son anda yetiştirirdin, ...hatırladın mı?


Secdeye kapandığı yerden başını kaldırdı. Kan-ter içinde kalmıştı. Dışarıdan gelen sese kulak kabarttı. Yatsı ezanı okunuyordu.Bir ok gibi yerinden fırladı. Abdest almaya gidiyordu.
Aug. 11
cumanzmbarekolsunga5.jpg
İYİ AKŞAMLAR
July 31
CEMİLE .wrote:
534243758gp7.jpg
hayırlı akşamlar kardeşimmm....
July 23
emine erwrote:
 
||Kardelen||Gül muhabbet ister..
Maşuk,
Kaf Dağı'nın ardındaki zürüd-ü anka kuşu gibidir.
Pek nazlıdır,ihmale gelmez
Teslimiyet ve muhabbet ister
Aşık,
Aşığın durumu ise çok farklıdır
Ne Cehennem ister Ne Cennet,
Ne saltanat ister ne servet
Sevildiğini bilmek yeter ona buna da diyet ister
En mühimi de koca bir yürek ister...Gönül Dostlarım…ALLAHIN NURU VE RAHMETİ ÜZERİNİZE OLSUN…Sevgi ve saygılarımla…KARDELEN 
 
Nereye Gidiyoruz Hiç Düşündünüz mü..
 
Es Selamü Aleyküm Verahmetullahi Veberekatühü...
Acaba Allah sadece dara düştüğümüzde anmak için mi var?
Yoksa isteklerimizi karşılamak için zaman zaman Ona yaptığımız duygu sömürüleri için mi?
Ne zaman uyanacağız bu sahte rüyadan?
Acaba uyandığımızda çok mu geç kalmış olacağız.?
Yoksa uyanmadan mı bitecek bu rüya?
İçine sıkıştığımız, hareket dahi edemediğimiz bu düzeni biz mi istiyoruz,
Günümüzün yüzbin de kaçını dünya ya geliş amacımıza uygun geçiriyoruz?
Hiç bi zaman dolduramadığımız içimizdeki boşluğun gerçekte iman boşluğu olduğunu bildiğimiz halde neden bunun farkında değilmiş gibi yaşıyoruz?
Kendimiz bu kadar boşluk içindeyken ne hakla çok rahatlıkla başkalarını yargılayıp yerden yere vuruyoruz?
Ne zaman kendimiz olacağız?
Ne zaman özümüze döneceğiz?
Yaşlanıp bizim için her şeyin artık boş olduğunu ve
sonun çok yakın olduğunu hissettigimizde mi?
Bu sizcede çok geç olmaz mı?
O zaman neden bekliyoruz yoksa hala kendi kendimizi avutmamız devam mı ediyor?
Hepimizin korkuları var ama asıl korkmamız gerekenden korkmuyoruz,
Hepimizin sevdikleri var ama asıl sevmemiz gerekeni sevmiyoruz.
O bize yaklaştıkça biz kaçıyoruz.
Kalbimizde kalan o yumuşaklığın tamamını söküp almadan hala şansımız varken ve başımıza bi felaket gelmeden neden af dileyip,
Sana döndük gerçeği gördük, demiyoruz.
Yoksa yaptıklarımızdan mı utanıyoruz? Onun bizi affetmeyeceğini mi düşünüyoruz.
Her ne kadar küçük çıkarlarımız için Onu unutsak da O bizi asla,
bir saniye bile unutmadı ve unutmuyor...
Ama ne yazık ki biz hala nankör olmaya devam ediyoruz,
Onun bize verdiği nimetleri görmezden geliyoruz.
Hayatımızı kendimiz yönettiğimizi zannedip kazandıklarımızın, aklımızın ve güzelliğimizin kendi kabiliyetimiz ve becerimiz olduğunu zannediyoruz.
Bize verilen rızkın yaratanla hiçbir ilgisi yokmuş gibi davranıyoruz.
Ne olduda bu kadar kör ve nankör olduk?
"EY İNSAN! NE MAĞRUR ETTİ SENİ O KERİM RABBİNE? "
(İnfıtar suresi 6. ayet)
Neden hayallerimizi hep dünya süslüyor?
Yoksa cennete ve cehenneme olan inancımızı mı kaybettik?
Bize nelerin günah nelerin sevap olduğu öğretilmedi mi?
Ya da dünya gerçekleri unutturacak kadar tatlımı geldi?
Artık düşünmenin zamanı gelmedi mi?? ....
Selam ve Dualarımla ….
May 6
edep edepwrote:

Allahim!
Bizi gümahtan alikoyacak kadar hasyetinden bize hisse ver.
Bize cennetine ulastiracak kadar taat nasib et.
Dünya musibetlerini kolay gösterecek kadar kuvvetli iman ver.
Bizi hayatta biraktigin müddet göz ve kulak nigmetinden mahrum etme.
Onlari ölümümüze kadar devam ettir.
Allahim!
Bize zulüm edenlerden sen intikamimizi al!
Bize düsmanlik edenlere karsi bize sen yardim et.
Bizi dinle musibete ugratma!
Dünyayi en büyük düsüncemiz ve ilmimizin sonu kilma!
Allahim!
Bize acimayanlari bize musallat etme

Amin

                   

 

             Cumamız mubarek olsun Allaha emanet olun selam ve dua ileKırmızı gül

Apr. 3


click to comment
Klik hier voor meer gratis plaatjesKlik hier voor meer gratis plaatjesKlik hier voor meer gratis plaatjes
Susuz kalsam, suyum sensin kana kana içerim ya Resulallah!
Çöllerde can versem, hayatım senin bin kere can veririm ya Resulallah!
Deryalarda kaybolsam, sır olup gitsem sırrım da sensin ya Resulallah!
Aşkın ile bi-garip yandım ya Resulallah!
Klik hier voor meer gratis plaatjesKlik hier voor meer gratis plaatjesKlik hier voor meer gratis plaatjes
Gül açmaz, nehir akmaz ilahi nurun olmazsa ya Resulallah!
Bulutlar kararır, nefes kalmaz sen olmazsan ya Resulallah!
Hayatımız kokar, senin gül kokun olmazsa ya Resulallah!
Aşkın ile bi-garip yandım ya Resulallah!
Klik hier voor meer gratis plaatjesKlik hier voor meer gratis plaatjesKlik hier voor meer gratis plaatjes
Çok dertliyim derdimin dermanı sende, medet ya Resulallah!
Dilim, dudaklarım kavruldu aşkından, imdat ya Resulallah!
Ne edeyim bir kere tutuldum sana, gül ya Resulallah!
Ben bi-garip yandım sana ya Resulallah!
Klik hier voor meer gratis plaatjesKlik hier voor meer gratis plaatjesKlik hier voor meer gratis plaatjes
 Seven sevdiğine benzer! Değilse tüm davası kuru bir iddiadır!
Sallallahu aleyhi ve sellem
Mar. 18
Merhaba size bir armağan bırakıyorum sohbetimize her zaman bekleriz..Eğer rahatsızlık verdiysek özür dileriz sohbet sayfasını silebilirsiniz.Hakkınızı helal eder misiniz?A.e.o kib www.xat.com/nurdestesi

    
Go Large!
    

Mar. 9
İsLaM ÇoK GüZeL
 
MEVLÜT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN
Mar. 7

ergonokon

Ergenekon'un Kürt kanadı çözülmeden faili meçhullerin aydınlatılamayacağını anlatan Acar, "Anter, PKK için en büyük tehditlerden biriydi, çünkü fikirleri terör örgütünün eylemlerinden çok uzaktı. Ergenekon'un JİTEM kanadı da Doğu'da PKK ile işbirliği yapıyordu. Anter'in ortadan kaldırılması, iki grubun ortak eylemidir." diyor.

Kürt fikir adamı Musa Anter (72), aynı tarihlerde Ankara'da HEP kongresi olmasına ve davet edilmesine rağmen 16 Eylül 1992'de Kültür ve Sanat Festivali'ne katılmak üzere Diyarbakır'a gitmeyi tercih etti. 20 Eylül akşamı tanıdığı eski bir PKK'lı tarafından kaldığı otelden alındı. Ardından ölüm haberi geldi. Halkın Emek Partisi (HEP) Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın, 5 Temmuz 1991 tarihinde 24.00 sularında kendilerini polis olarak tanıtan ve üzerinde polis yelekleri olan bir grup tarafından ifadesi alınmak üzere evinden alındı. Cesedi 7 Temmuz 1991 tarihinde Ergani-Maden Yolu üzerinde bulundu, vücudunda 8 kurşun ve pek çok işkence izi vardı.

PKK itirafçısı Muhsin Gül'ün 22 Temmuz ve 16 Ağustos 1994 tarihlerinde Diyarbakır Cinayet Büro Amirliği'ne verdiği ifadelerde Vedat Aydın ve Musa Anter ölümünde 'Ahmet Demir' sahte kimliğini kullanan 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın parmağı olduğunu anlatıyor. Ona göre, cinayetler bizzat 'Yeşil' tarafından planlanıp uygulandı. Anter suikastında rol alan eski PKK itirafçısı ve JİTEM'ci Abdulkadir Aygan da suikastın JİTEM tarafından gerçekleştirildiğini söylüyor. Kürt Demokratlar Hareketi sözcüsü Ahmet Acar ise her iki cinayetin PKK ile JİTEM'in ortak eylemi olduğunu söylüyor: "Ergenekon'un JİTEM kanadı Doğu'da PKK ile işbirliği içindeydi. Anter köydeyken en çok PKK'lıların hışmına uğramıştır. Çünkü, dünya görüşü ve Kürt sorununun çözümü ile ilgili fikirleri PKK'nın eylem biçiminden uzaktı. Anter'in ortadan kaldırılması, ortak bir eylem biçimidir."

Ergenekon'un Kürt kanadı çözülmeden Doğu'daki faili meçhullerin aydınlatılamayacağını anlatıyor. Ergenekon'a tetikçilik yapan ve işbirliği içinde bulunan Kürtlerin, örgütün önemli bir ayağını oluşturduğu üzerinde ısrarla duruyor.


JİTEM, PKK'ya adam kazandırdı

Ahmet Acar, bazı JİTEM subaylarının bölgede PKK'ya adam kazandırdığını da iddia ediyor: "Ortada müthiş bir rant vardı. Bu rant kapsamında PKK'ya adam kazandırılması JİTEM subaylarının bilgisi dahilinde olağan bir durumdu. Ergenekon, PKK'nın bitmesini asla istemiyor. Hatta PKK'ya adam göndereceği kuşkusuz. Bunu kendi bölgemizde çok gördük. Halkı provokasyonlarla PKK'nın kucağına attılar. Faili meçhullerin altına JİTEM'ci subaylarla birlikte imza atan Kürtler, şu anda da elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Bu kadar cinayete rağmen hiç kaygıları yok. Bu durum çözülmediği sürece Ergenekon'un çok büyük bir ayağı gizli kalacak ve buradaki olaylar aydınlanamayacak."

Ergenekon'un Kürt kanadı faal

Kürt Demokratlar Hareketi Sözcüsü Ahmet Acar, Ergenekon'un Kürt ayağının halen faal olduğunu ancak yapılanmanın eylem stratejisini değiştirdiğini söylüyor. Bölgede meydana gelen bazı karakol baskınları, askeri araçların taranması, provokasyon ve bombalamaların bu yapılanmanın ürünü olduğunu anlatıyor. Acar'a göre DTP'nin Ergenekon'un bölgedeki faaliyetleri konusunda sessiz kalmasının nedeni, Abdullah Öcalan'ın, 'taraf olmayın' uyarısı.

camiiler

KABENİN ANAHTARI


 

DÜNYADAN CAMİ RESİMLERİ

kli asker

 

 

Sevgili Peygamberim, kalbimde senin yerini, sana olan sevgimi anlatamam ama insan sevdiğini sevdiğine söyleyemezse bunun bir anlamı olur mu?

Sana olan sevgimi nasıl anlatayım.

Benim seni sevdiğimi bilmeni o kadar çok isterdim ki, beni tanımanı, beni de senin sevmeni benim varlığımı bilmeni.

Bir bilseydin sana olan sevgimi , bir bilseydim senin de beni sevdiğini.

 

Senin sevgini kazanabilmek için ne yapabilirim Ya Rasûlüllah.

Kendimi o kadar dünya işlerine kaptırmışım ki ben bile ne yaptığımın farkında değilim.

Sanki sonbaharda bir ağaçta kalmış son bir yaprak gibi kendimi yalnız hissediyorum.

Ve rüzgar beni almış koparmış uçuyorum bilmediğim yerlere. Rüzgarın eline esir olmuşçasına, dünyanın zevklerine esir olmuşçasına , rüzgarla uçuyorum. Sonra bir nur denizine düşüyorum.

O sensin Ya Rasulallah.

Seni buldum ya Ya Rasûlüllah rüzgar beni uçurmasın. O nur denizinde boğulayım.

Senin nurunla bende nurlanayım. Beni yanından hiç ayırma Ya Rasulallah, beni bırakma.

Beni rüzgara bir daha verme.

Ağacıma dahi geri dönmek istemiyorum.

Senin yanındayken bütün kötülüklerden uzak olurum.

Senin yanında olmak sana kavuşmak , seninde beni sevdiğini bilmek.

Başka ne isteyebilirim ki. Bütün insanlar senin sevginle yanarken, seninde beni sevdiğini bilmek.

Biliyorum ki senin bizi sevmen senin güzel ahlakına sahip olmak demektir.

 

Allah’ım bize peygamber efendimizin ahlakıyla yaşamak nasip et ki, peygamber efendimizin sevgisine layık olalım.

Bu dünyada sana hasret yaşıyoruz Ya Rasulallah.

Bu dünyada göremedik nur yüzünü, olamadık yanında, savaşamadık ta şehid bile olamadık senin yolunda.

Bu aciz ümmetini ne olur sev Ya Rasulallah.

 

Allah’ım ne olur affet bizi.

Peygamber efendimizin yüzü suyu hürmetine affet.

Bu aciz kullarını ne olur yolunda ayırma, ayırma ki sana kavuşalım.

 Senin sevginden ver bize ver ki senin sevginle her şeyi unutup sadece senin için yaşayalım.

Günahımız binlerce , mağfiretine sığındık ,mağfiret et ne olur, ne olur Allah’ım.

 

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

 

 
     click to commentclick to commentclick to commentclick to commentclick to commentclick to commentclick to commentclick to commentclick to commentclick to commentclick to comment

ilahi

 
FREE service provided by www.alnumel.com
 
This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).
Photo 1 of 49